| Çocuk ve Tiyatro |
|
|
Çeşitli hayatlar yaşıyoruz; çeşitli şartlar ve imkanlar dahilinde çeşitlenlendirmeye çalıştığımız hayatlar..Renk arıyoruz hayat içerisinde; renksizlerle karşılaşınca da onların rengine dahil olarak yeni bir renk daha katmış oluyoruz çeşitli olan hayatımıza ve bu böyle sürüp gidiyor. Bir de her rengi içinde ve hayal dünyasında taşıyanlar var; nadiren de olsa büyükler ve neredeyse bütün çocuklar. Çocuklar..Ne kadar da çeşitli ve renkli bir sözcük değil mi? Kimisi o döneme hasret, kimisi onun kadar renkli olmaya; kimisi için doğalı tanımlar çocuk,kimisi için gerçek olanı.
Çok mu karışık yazdıklarım..çocuksu dokunaya çalışıyorum klavyenin tuşlarına; evet bazen de çok karmaşıktır çocuk; bir büyük olgunluğuna sahiptir kimi zaman; söylediklerini anlarız ama onu nasıl düşündü de söyledi diye de sormadan ve yine onun bu rengine hayran olmadan da edemeyiz. Hayallerini en uç noktalara taşıyabilenlerdir onlar ve çeşitli hayatlar onu hayallerine yaklaştırır ya da renkleriyle onun rengine karışır ve zamanla onu da renksiz bir bireye dönüştürür. Hep çocuk kalma isteğimiz belki de her zaman hayallerin o en uç noktalarında kalabilme arzumuzdandır; orada daha özgürüz; orada daha kendimizle ve orada aslında bize ait olan dünyamızdayızdır. Boyalarımız ve fırçalarımız elimizdedir ve dilediğimiz gibi renklendiririz her şeyiyle bizim olan o dünyayı..Biz istersek alırız oraya birilerini ve kimi zaman ve belki de çoğu zaman gerçek dünyadan çok uzakta bireyler var-ederiz orada ve onlara renk katarız bizi renklendirmelerinden de memnun olarak. Büyüdükçe uzaklaşır o renkler ve biz de yaklaşırız gerçekteki dünyaya ve hayallerin uç noktası rengarenk gözleriyle gülerken bize; biz sadece orada kaldığımız zamanda kalbimize dokundurduğumuz fırça darbeleri kadar renkli olarak devam ederiz yolumuza; hasretle bakarak o gülen gözlere.. İnsan hayatında bir güzel düş gibidir çocukluk; uyanırız bi an gelir fakat her zaman heyecanla anlatırız o rüyayı birilerine. bazen rüyayı birlikte yaşadığımız kişilerle sanki ortak düşte buluşmanın imkansızlığını yokeden bir sihir yapmış gibi heyecan duyarız anlatırken o güzelim zamanları. Çocukluk arkadaşlarının yerinin hep farklı olması da bundandır belki de. Hayal dünyasına yolculuk yapmanın araçlarından bir tanesi de tiyatro sanatıdır. Onunla insan çok renkli durakları olan yolculuklara çıkabilir ve hangi durakta inerse insin mutlaka bir renk katmıştır hayatına. Çocukken olduğu gibi yaşayabiliriz, onun aracılığı ile hayaller dünyasında; kendi renklendirdiğimiz karakterlerin bünyesinde yeniden vücut bularak. Tiyatro sanatı da çok derindir; çocuk derinliği gibi. Anlamlı ve bambaşka bir hayatı barındırır içerisinde; çocuk gibi. Doğal, içten ve aslında olması gerektiği gibidir onu tanımak isteyenlere; onunla iletişim kuranlara karşı; çocuk gibi.. Şimdi bu iki dünyanın buluşma vaktidir; Tiyatro Sanatı Çocuk Saflığında yeniden hayat bulmayı hedefliyor New York'ta; Amerika'da. Onlarla hayaller dünyasında yeni yolculuklara çıkma hazırlığında ve heyecanla o buluşma anını bekliyor. Türkish American Art Society of New York Çocuk Tiyatrosu kuruldu.. Ve Şubat sonunda ilk kez perdelerini açacak; değerli çocuklar için. Hayalin adı "Ali Baba ve Kırk Haramiler". Rengarenk; çocuk gibi.. Boya ve fırçalarımı aldım elime çoktan ve boyadım ve boyamaya devam ediyorum..ama resim çocukların dokunuşlarıyla tamamlanmış olacak. Çünkü ana renk olarak onları kullanacağım.. Tüm renklerinizle buluşmak dileğiyle.
|